1510
2017
bilirkişi,bilirkişi kimdir, kimler bilirkişi olur,bilir kişi, gaziantep bilirkişi, kimler bilir kişi, antep bilirkişi

Bilirkişi kimdir? Bilirkişi raporunun önemi nedir?

Son yüzyıl içinde insanoğlunun edindiği bilgi miktarının, insanlığın başlangıcından beri edindiği miktara yakın olduğu iddia edilmektedir. Bu iddiayı doğrularcasına, bilim ve teknoloji geçtiğimiz yüzyıl içinde baş döndürücü bir hızla gelişmiştir ve gelişmeye devam etmektedir. Bu sayede insanların bilgi düzeyi artmış, icra edilen meslekler çok daha karmaşık bir hal almış ve bu nedenle kişiler mesleklerinde uzmanlaşma yoluna gitmişlerdir. Bilgi düzeyinin yükselmesine paralel olarak, kişiler arasında meydana gelen uyuşmazlıkları çözmekle görevli olan hakimlerin işi de bir hayli zorlaşmıştır. Kişilerin belli bir alana yoğunlaşarak uzmanlaşması nedeniyle hakimlere, önüne gelen uyuşmazlık başka bir uzmanlık alanına giriyorsa, bu alanın uzmanlarından konu ile ilgili görüşlerini alma imkanı getirilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre, bir davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü hakim tarafından bilinmeyen özel veya teknik bir bilgiye bağlı ise, hakim gerekli olan özel veya teknik bilgiye sahip kişi veya kişilerin konu ile ilgili görüşünü alabilir (m. 275). Hakim tarafından görüşüne başvurulan bu kişilere bilirkişi denir

Bir davada bilirkişinin görüşüne başvurulurken, dava dosyasının bilirkişi tarafından incelenebilir duruma gelmesi gerekir. Başka bir anlatımla, uyuşmazlığın esasını oluşturan konu belirlenmeli ve bu konunun özel veya teknik bilgiye ihtiyaç olmadan çözülüp çözülemeyeceği incelenmeli, özel veya teknik bilginin gerekli olduğu görüldükten sonra bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmelidir. Bilirkişiden görüş alınacak hususlar açıkça belirlenmeksizin “gerekli raporun verilmesi için dava dosyasının bilirkişiye tevdiine” gibi genel bir ifade kullanılarak rapor tanzimi talep edilemez . Hakim, bilirkişiden ne istediğini açıkça ifade etmelidir. Aksi halde bilirkişi, konu ile ilgisi olmayan bir hususu inceleyebilir. Böyle bir durum da alınacak raporun işe yaramamasının yanında, taraflara (özellikle de uygulamada genellikle bilirkişi giderlerini yatıran davacıya) ek külfet getirerek ve davanın sonuçlanmasını geciktirerek usul ekonomisine aykırı bir durum yaratacaktır. İncelemesini bitiren bilirkişi veya bilirkişiler bir rapor tanzim eder. Rapor HUMK m.281’de belirtilen hususları içermelidir, ancak bunlardan en önemlisi gerekçedir. Bilirkişi raporu mutlaka gerekçeli olmak durumundadır (HUMK m.281/2). Gerekçesiz bilirkişi raporu hüküm için esas teşkil edemez . Davanın tarafları, raporda noksan veya şüpheli gördükleri hususların tamamlanması veya açıklanması için bilirkişiden ek rapor alınmasını talep edebilir. Hakim de re’sen buna hükmedebilir. Bilirkişi raporunun niteliğinin ne olduğu tartışmalıdır. Yazarlardan bazıları bilirkişinin hakimin yardımcısı olduğu görüşünde iken, bazıları da bilirkişi raporunun bir delil niteliğinde olduğu görüşündedirler. Uygulamaya yön veren Yargıtay ise, Türk Hukuku’nun aşamadığı bir saplantı olan “karma görüşü” kabul etmiştir[19]. Bilirkişi raporunun niteliği ne olursa olsun önemli olan hakimin hüküm verirken bu rapora ne derece önem verdiğidir. Bu konu da bilirkişi raporunun bağlayıcılığı bahsinde incelenecektir.